BU BİR KAR YAZISIDIR

10 Ocak 2012, 09:39
Mücahit GÜNDOĞDU

 2012 yılına gireli on gün oldu. Dışarıda lapa lapa kar yağıyor… Karanlıkların üstü bembeyaz karla örtülüyor. Çirkinlikler, ilahi bir hamleyle gelen bembeyaz kara boyun eğiyor. Dışarıda kar yağıyor… Herkes susmuş lapa lapa gücüyle ve ahenkli yapısıyla kar konuşuyor.  A.Muhip Dıranas’ın “Kar” şiiri ne güzel anlatıyor karı…

“…

Ne sabahtır bu mavilik, ne akşam!
Uyandırmayın beni, uyanamam.
Kaybolmuş sevdiklerimiz aşkına,
Allah aşkına, gök, deniz aşkına
Yağsın kar üstümüze buram buram...
Buğulandıkça yüzü her aynanın
Beyaz dokusunda bu saf rüyanın
Göğe uzanır - tek, tenha - bir kamış
Sırf unutmak için, unutmak ey kış!
Büyük yalnızlığını dünyanın.”

          Edebiyatımızda kar ile alakalı o kadar fazla şiir var ki… Kar, bir hüzün hali belki de… Bir ıstırabın izdüşümü zihinlere .  Kar, yalnızlığın anlatılabileceği en güzel durum. Kar, hiç biri birbirine değmeden teker teker  yeryüzüne düşerken, milyonlarca hatta milyarlarca farklı desende olup hiçbiri birbiriyle aynı değilken, nasıl inanmaz insan bu ahenk iklimine? Bir’de Sezai KARAKOÇ’tan dinlemek gerek  karı…

“Karın yağdığını görünce

Kar tutan toprağı anlayacaksın

Toprakta bir karış karı görünce

Kar içinde yanan karı anlayacaksın

 

Allah kar gibi gökten yağınca

Karlar sıcak sıcak saçlarına değince

Başını önüne eğince

Benim bu şiirimi anlayacaksın…”

 

          Kar, kırlar düşünce saçlara, çizgiler düşünce yüze belki de acıtıyor insanın içini biraz. Hatırlayınca maziyi dalıyor birden kara bakan ve kara kara düşünen  adam… Geride kalan yılların zihninde bıraktığı hatıralar canlanıyor kara bakınca kimilerinin zihninde.Karı birde Nazım Hikmet RAN’dan dinlemeli…

“Lambayı yakma, bırak,
sarı bir insan başı
düşmesin pencereden kara.
Kar yağıyor karanlıklara.
Kar yağıyor ve ben hatırlıyorum.
Kar...
Üflenen bir mum gibi söndü koskocaman ışıklar...
Ve şehir kör bir insan gibi kaldı
altında yağan karın.

Lambayı yakma, bırak!
Kalbe bir bıçak gibi giren hatıraların
dilsiz olduklarını anlıyorum.
Kar yağıyor
ve ben hatırlıyorum. “

 

        Kar, lapa lapa düşerken memleket sathına; kim bilir hangi sevdaları, hangi matemleri, hangi acıları, hangi sancıları, hangi yalnızlıkları çıkarıyor açığa… Kar, herkes için aynı şeyleri ifade etmese gerek.

Bu kış gününde lapa lapa kar altında, eksi bilmem kaç derece sıcaklıkta, incecik bez bir çadırda hayata tutunmaya çalışan bir yavru için ne ifade ediyor acaba kar? Tüm çabalarına rağmen çaresizliğin ızdırabını yaşayan ve yavrularını ya çadır yangınında ya da donarak kaybeden analar için ne ifade ediyor acaba kar? Metin ALTINOK’tan bir kar şiiri belki açıklar her şeyi…

“Şölensiz, sevinçsiz yaşıyoruz şimdilerde,
Bir iğdiş ve buruşuk zamanı.
Kimsenin türküsü yok dilinde
Karşılayacak yağan karı
Coşkulu ve sarhoş sesiyle.
Bıçak açmıyor ağızları;
Acı, yalnız acı var yüreklerde.

Kar yağdı durmadan üç gün üç gece,
Yaslandı duvarlara, kapıları zorladı,
Pencerelerden baktı ev içlerine.
Kar hiç böyle kimsesiz kalmadı
Kendi özgül tarihinde.
Çıngırakların, kızakların karı
Yağdı herşeyin üstüne sessiz bir öfkeyle…”

       Şimşekler gibi çaksa da acılar zihnimizde, sancılar bırakmasa da kalbimizi, matem şiirlerine aşina da olsak  koskocaman bir umut saklı satırların bütününde. Yarım yamalak değil, tastamam yanmak lazım. Kar altında hayatını kaybeden yavrular için, yavrusunun acısıyla yanan analar için, yalnızlığın girdabından kıvranan insanlar için daha fazla yanmak lazım. Kar yağarken buz gibi bir havada,  yanmak ve dünyayı ısıtmak lazım. Yeni bir yılın ilk günlerindeyiz. İçinde sancıları ve sevinçleri barındıran,  ızdıraba tanıklık etmiş anaları, hayatını kaybeden gençleri, yıkılan yuvaları, kan, kin,nefret ve  zulmün getirdiği vahşetleri geride bırakarak;karanlıkların yağan karlarla aydınlandığı, zulmün bittiği, masum ve mazlumun güldüğü, anaların gözyaşlarının dindiği bir yıl diliyorum. Van’da  bu soğukta, karlar altında hala çadırlarda hayata tutunmaya çalışan Van’lı kardeşlerime sabır diliyorum. Kar, hüzün, acı ve sancı iken diliyorum ki; kar, karanlıkların bittiği aydınlığa açılan bir kapı olur. Van’da ki çocuklar için Necip Fazıl’ın çocuk şiiriyle bitirelim.

“…

Bugün ağla çocuğum,yarın ağlayamazsın!
Şimdi anladığını,sonra anlayamazsın!

İnsanlık zincirinin ebediyet halkası;
Çocukların kalbinde işler zaman rakkası...”



Bu makale 511 kez okundu
Yükleniyor...






haber58 ödül