GÜNCEL TARİKATLAR

04 Şubat 2012, 02:38

                    

 

   Günümüzdeki tarikatları tanıttığımız yazımıza kaldığımız yerden devam edelim.

 

    3. Hikâye: Her Cuma günü akşam saatlerinde mutad olarak yaptığım “Tefekkür bahçesi” isimli programımı bitirmiştim ki, yönetimdeki arkadaşlar beni telefona çağırdılar. Telefondaki ses çok sinirliydi, “ Bilmediğin konularda niçin konuşuyorsun, Mehdi vardır ve halen hayattadır” diyordu. Bende “Telefonda bu konuyu tartışmamız mümkün değil, adresini söyle yanına geleyim, konuşalım dedim. Böylece Adapazarılı şeyhin Sivas temsilcisi ile tanışmak için yanına gittim. Yine aynı hiddetle karşıladı ve “sen Mehdiyi nasıl inkâr edersin” diye çıkıştı. Ben işi biraz alttan alarak “mehdilik kimsenin tekelinde değildir. Hakkıyla “Emri maruf, Nehyi anil münker” yapan herkes insanların hidayetine vesile olduğu için mehdi sayılabilir” dedim. O arada gözüm camlanmış olarak duvara asılmış olan bir yazıya ilişti. Camekânlı tabelada şöyle yazıyordu. “Mehdinin alameti üçtür. 1- Batıdan gelecek, 2- Bir ayağı topal olacak, 3- Askerlerinin bayrakları siyah olacak. Hadis” Şeyhin temsilcisi olan Hacı amca yazıyı okuduğumu görünce, “işte O hadis bizim şeyhimizi tarif ediyor, çünkü orada sayılan alametlerin hepsi şeyhimizde mevcut” dedi ve şöyle devam etti: “ Hadis de, “Mehdi batıdan gelecek diyor, bizim şeyhimizde Bulgaristan’dan yani batıdan gelmiş. İkincisi: Bir ayağı topal olacak diyor. Bizim şeyhinde bir ayağı topaldır. Üçüncüsü: Bayrakları siyah olacak diyor. Şeyhimizin yazdığı eserlerin hepsi siyah kaplıdır.”

 

   Mehdilikle ilgili bu ve buna benzer birçok hadisin tenkidini daha evvel okuduğum için hemen cevap vermeye çalıştım. “Bu hadis diye camlatıp duvara astığın söz hadis değildir. Abbasi taraftarları Emeviler’in elinden iktidarı alabilmek için hilafet merkezine göre batı sayılan Horasanlı Eba Müslim’i ayaklandırırlar ve tez zamanda taraftar toplaması için de onu mehdi ilan ederler ve bu sözü de hadis diye onun için uydururlar. Zira Eba Müslim’in de bir ayağı topaldır ve askerleri siyah bayraklıdır” dedim. Bu izahı yapınca şeyhinin özelliklerini saymaya başladı. Ben dedim ki en iyisi sen bana şeyhinin yazdığı en iyi kitabını ver ve Derginiz, Gazeteniz varsa onlardan da ver, ben onları okuyayım, bir hafta sonra geleyim seninle ondan sonra konuşalım.” Şeyhin Sivas temsilcisi Hacı Amca bana şeyhinin yazdığı kalınca bir kitap ve iki tane Dergi verdi bende onları bir hafta okudum, inceledim, gördüm ki mehdiliğini ilan eden bizim Şeyh Efendi Türkiye’de kendinden başka Müslüman bırakmamış ve herkesi kâfir ilan etmiş. Mesela bu Şeyh Efendiye göre kırk senedir İslam’ın bayraktarlığını yapan bir Parti Başkanı da dâhil olmak üzere, Nurcular da, Fethullahçılar da, Süleymancılar da ve daha birçok cemiyet ve cemaatlerin hepsi küfür ehli imiş, Türkiye’de hiç Müslüman kalmamış. Bu kendini mehdi ilan eden zat, adeta milleti İslam’a, hidayete çağırmak için değil de, Müslümanlıktan çıkarıp, kâfir ilan etmek için gelmiş gibi. Ne yazık ki memleketimizde bu tür sapkınlara inanıp şeyh ve mürşit diye bağlananlarda var ve hem de bunları müdafaa edenlerde halen mevcut.

 

    Şeyh Efendinin Sivas temsilcisi olan hacı amcanın verdiği kitabı bir hafta içinde okudum birçok hurafe, bidat ve yanlışlıklar tespit ettim. Fakat onları saymaya kalksam buraya sığdıramam. Bu kitab’da özellikle dikkatimi çeken bir şey vardı. Hemen her konuya ayet ve hadislerden örnekler veriyordu ama ayetin ve hadisin manalarına baktığımız zaman bahsedilen konu ile hiç alakasının olmadığını görüyorsunuz. Yine bu şeyh efendi, fikrini teyit etmek için yazdığı kitabın her sahifesine, Zariyat suresinin yirmi birinci ayetini muhakkak yazmış, fakat yazdığı ayete kendi kafasına göre bir mana vermiş. Zariyat suresinin 21. ayeti şöyle: “Ve fi enfüsiküm, efela tübsırun.” Bu ayetin başı atıf vav’ı ile başladığı için manasını da bir evvelki ayetle beraber anlamak lazım. Bu nedenle Diyanetimiz tarafından bir ekibe hazırlattırılan “Kur’an yolu” isimli tefsirde, bahse konu ayete şöyle mana verilmiş. “Sağlam düşünce ve inanç sahipleri için gerek yeryüzünde gerekse kendilerinde açık kanıtlar vardır. Hiç görmüyormusunuz!” Ayetin tefsirini yapanlar şu açıklamayı yapmışlar. “Kur’an’ı Kerim insanın kendi varlık sebebi üzerinde düşünmesi için bazen ayrıntılara inerek bazen da genel bakış sağlayarak onu İlahi kudretin evrendeki işaretlerine dikkatle bakmaya davet eder. Bu işaretleri iki gurupta toplamak mümkündür. İnsanın kendi varlığında olan işaretler ve dış âlemde olan işaretler. 20. ayette geçen ve “sağlam düşünce ve inanç sahipleri” diye manalandırılan “Mukınin” kelimesini müfessirler genellikle “İbret gözüyle bakıp sağlam bir düşünce ile kesin bir inanca ulaşanlar yahut bu yolla inançlarını pekiştirenler” şeklinde anlamışlardır.”

 

     Müfessirler ve günümüz âlimleri bu iki ayete birleşik olarak bu manayı verdikleri halde bizim Adapazarılı Şeyh Efendi bu ayetlerden birincisini görmezden gelip, ikincisine tam kafasına göre bir mana vermiş ve kitabının her sahifesine bu ayeti koymuş. “Allah sizin içinizdedir, görmüyormusunuz.” Birçok tefsir ve meal karıştırdım bu ayete böyle bir mana verene rastlamadım. Bende Şeyh Efendinin yazdığı kitabı alarak Sivas temsilcisi Hacı Amcanın yanına vardım ve Şeyhinin bu ayete verdiği manayı ve diğer tefsirlerdeki manayı hacı amcaya gösterdim. O inatla ve ısrarla şeyhinin verdiği mananın doğru olduğunu savunuyor ve “Allah bizim içimizdedir, onu kör olanlar göremez” diyerek hâşâ kendisinin Allah’ı gördüğünü, bizim ise kör olduğumuz için göremediğimizi iddia ediyordu. Sonunda dedim ki: “Hacı amca seninle kütüphaneye gidelim ne kadar tefsir ve meal varsa indirelim ve bu ayete verdikleri manalara bakalım. Onlara kanaat getirmezsen Sivas’ta ilmine itibar ettiğin kimse varsa ona soralım, eğer senin şeyhinin verdiği manayı veren birisi olursa ben seninle beraber gidip senin şeyhine mürit olacağım, yok eğer aksi olursa sen bu adamı savunmaktan vazgeç ve İslam’ın ana yolundan ayrılma” diye söyledim. Maalesef şuana kadar hacı amcanın halinde bir değişiklik olmadı.     

    


Bu makale 290 kez okundu
Yükleniyor...
Yorumlar yüklenirken lütfen bekleyiniz...






haber58 ödül