TOKİ'den Sivas'a sevindiren 2 proje
Çermik Sivas'ımızın değeridir ...
Sivassporumuz atasporunda da söz sahibi olacak
Sütte 5 alerjik protein var ...
17 Mayıs 2012 Perşembe
Arama Motorları
HABER58'i destekleyenler
Horlamayı nasıl önleyebiliriz ?Horlama, tedavi edilmediği sürece yaşam kalitesinde ciddi kayıplara neden oluyor .
Yıllar içinde yüksek tansiyon ve kalp büyümesi gibi ciddi rahatsızlıklara yol açan horlama sorununu, tedavi yöntemlerini ve pratik çözüm önerilerini Kulak Burun Boğaz Uzmanı Prof. Dr. Sertaç Yetişer anlatıyor. Solunum yolunda daralmış bölgelerden geçen havanın, çevredeki yumuşak dokuları titreştirmesi sonucu ortaya çıkan sese horlama deniyor. Horlama, basit bir horlama sorunu ya da çok ciddi bir hastalık olan obstruktif uyku apnesi olan uyku bozukluklarının bir parçası olabiliyor. Prof. Dr. Sertaç Yetişer, "Horlama hastalığı tedavi edilmez ise hastaların fizik ve mental kapasitelerinde düşüş yaşanır. Bir süre sonra kalp ritmi bozulurken, yıllar içinde yüksek tansiyon ve kalp büyümesi gibi ciddi hastalıklar yerleşir" diyerek horlama sorunu yaşayanları uyarıyor. Horlamanın cerrahi ve cerrahi olmayan yöntemlerle tedavi edilebildiğini belirten Prof. Dr. Yetişer, tedavi yöntemlerini şöyle anlatıyor: "Cerrahi yöntemlerde öncelikle üst solunum yollarında darlığa yol açan anatomik bozukluklar düzeltiliyor. Solunum yolu başlangıcından başlarsak öncelikle burun anatomisindeki bozukluklar ki burun kemiği eğrilikleri, burun eti büyümeleri, kronik sinüzit, burun polibi gibi hastalıklar tedavi ediliyor. Yumuşak damak, küçük dil, dil kökü ve özellikle çocukluk çağında bademcik ve geniz eti büyümeleri cerrahi yöntemlerle tedavi ediliyor. Bunlar klasik cerrahi yöntemlerle tedavi edilebileceği gibi radyofrekans, laser, yumuşak damak implantları gibi yeni nesil yöntemler de kullanılabiliyor. Çene kemiklerinin düzeltilmesine yönelik cerrahi işlemler çok ender hastalarda uygulanması gereken oldukça ağır cerrahi girişimlerdir" diye konuşan Prof. Dr. Sertaç Yetişer, cerrahi olmayan yöntemleri de aktarıyor: "Ameliyata uygun olmayan veya ameliyatla iyi sonuç alınamayan hastalarda kullanılan ve başarı yüzdesi çok yüksek olan bir yöntem de CPAP adı verilen bir cihazın kullanılmasıdır. Bu cihaz uyku sırasında takılan bir maske ile basınçlı hava solunmasını sağlıyor. Bu basınçlı hava ile solunum yollarının uyku sırasında daralması önlenmiş oluyor. Nerdeyse bütün hastalar bu cihazdan yarar görür. Bunun dışında alt çeneyi öne çeken damak protezleri, burun deliklerinin açık kalmasını sağlamaya yönelik çok çeşitli protezler veya hasta horlamaya başladığında elektrik veren cihazlar da bulunuyor ancak başarı yüzdeleri oldukça düşük." HORLAMAYI ÖNLEMEK İÇİNAşırı yorgunluğun horlamayı artırdığını söyleyen Prof. Dr. Sertaç Yetişer, horlayanlara uykularında rahat etmeleri için önerilerini de şöyle sıralıyor: Bu haber 1593 kez okundu Yükleniyor...
İLGİLİ HABERLER
|
|